Özgür Özel: Deniz Gezmiş'in Davası Filistin Davasıdır!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edilen Türkiye devrimci hareketinin öncü isimlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın ölüm yıl dönümlerinde Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda düzenlenen anmaya katıldı.

  • | Son Güncelleme:
  • | Yeni Günaydın

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı'nda düzenlenen anma törenine katıldı.

Burada konuşan Özgür Özel, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan'ın 25, Hüseyin İnan'ın 24 yaşındayken idam edildiklerini hatırlatarak, "Onların yürüyüşü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yürüyüşüdür. Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Atatürk'e saygı, devrimlerine sahip çıkma yürüyüşü yapmışlardır. Onların yürüyüşü antiemperyalizm yürüyüşüdür, sömürüye karşıdır, eşitsizliğe, kardeş kavgasına karşıdır" dedi.

“3 GENCİ BU HAYATTAN KOPARDILAR”

Özel, “Deniz Gezmiş’in ailesi olarak hepinize hoş geldiniz diyoruz. Bir kez daha başımız sağ olsun. Biraz önce ben kendisine yanıma gelmesi için yolu açmaya çalışırken, dedi ki başkanım burada herkes aile olduğu için ön tarafa gelmeyi kendime hak görmüyorum. Bu anmaya katılan herkes 25 yaşındaki Deniz’in kardeşleri, ağabeyleri, yoldaşlarıdır. Onun yolundan gidenlerdir. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan 25’şer yaşında, Hüseyin İnan 24 yaşındaydı. Bir tek kurşun atmadan, bir kişiyi incitmeden devrim mücadelesini sürdürürken birileri tarafından o yürüyüşlerinden ki onların yürüyüşü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yürüyüşüdür. Samsun’dan Ankara’ya Mustafa Kemal Atatürk’e saygı, devrimlerine sahip çıkma yürüyüşü yapmışlardır. Onların yürüyüşü antiemperyalizm yürüyüşüdür. Onların yürüyüşü sömürüye karşıdır. Eşitsizliğe karşıdır. Kardeş kavgasına karşıdır. Deniz Gezmiş son sözlerini söylerken yaşasın halkların kardeşliği demiştir. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği demiştir. Kahrolsun emperyalizm demiştir. Yaşasın işçiler ve köylüler demiştir. Bunları söyleyen 25 yaşındaki 3 genci bu hayattan kopardılar. Bizlerden kopardılar. Bugün Hüseyin ve Yusuf’un ODTÜ’deki stada devrim yazısı yazdıkları Devrim Stadı’nda ODTÜ’lü öğrencilere halen daha tören yapmalarını yasaklayan bir anlayış var” dedi. Özel, anma töreni sırasında şunları söyledi:

“NEYİN YUMUŞAMASINDAN BAHSEDİYORLAR?”

“Şimdi birileri Türkiye’de bir başka tartışma başlatmak istiyor ve yumuşama söylemlerinden bahsediyor. Bu işin sonu anayasaya varsın istiyor. Buradan sesleniyoruz. ODTÜ öğrencileri, 25 yaşındaki günahsız çocukların yazdıkları yazının olduğu stadyumda geleneksel tören yapmak isteyince onun karşısına polis, jandarma çıkaranlar neyin yumuşamasından bahsediyorlar? Hadi görelim. Yarın yumuşayalım. Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in hatırasına saygı, ODTÜ’deki kardeşlerimize saygı gösterin. İzni verin. Bir görelim nasıl oluyor bu yumuşama. Taksim yasak, yumuşayalım. Devrim Stadı yasak, normalleşelim. En çok ben istiyorum normalleşelim. En çok ben istiyorum yumuşayalım. Benim görevim anayasal kayıpları teker teker geri almak. Taksim Anayasa Mahkemesi kararına karşı yasaksa, Anayasa Mahkemesi herkes çıkabilir demişken yasaksa, ODTÜ Stadyumu yasaksa bundan sonra kimse normalleşip de sonu Anayasa’ya varır mı diye düşünmesin. Anayasa Mahkemesi kararına rağmen arkadaşlarımız Gezi’den içeride yatıyorlarsa ve kimse normalleşmeden bahsetmesin. Ama şunu söyleyelim. Denizleri asanlar, mahkeme kararına anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışmak yazdılar. Kardeşlerimizi, evlatlarımızı bu bahaneyle astılar. Oysa Deniz anayasal düzeni, anayasayı savunuyordu. Anayasanın özgürlüklerini savunuyordu. Anayasaya sahip çıkmayı savunuyordu. Karşısındakiler yasakladılar. Karşısındakiler onları illegal bir çizgiye itmek için her şeyi denediler. Bugün anayasa çağrısı yapan ve yeni bir anayasa isteyen herkese diyoruz ki mevcut anayasaya harfiyen uymayan, Türkiye’de anayasaya aykırı yapılan işleri yapmaya devam ederek, kayyum da atasan anayasaya aykırıdır. Öbür taraftan gidip serbestçe anayasal gösteri hakkını kullanmak isteyen işçiye, ODTÜ’lü öğrenciye izin vermeyince de anayasayı siz çiğniyorsunuz. Harfiyen anayasaya uyulmadan, anayasa da olmaz. Yumuşama tartışmaları sonuç da vermez.”

“BU KİTABI CHP’NİN MÜZESİNE KOYACAĞIZ”

“Bizim yüreğimiz yanıyor. Burada Filistin atkısı var. Deniz Gezmiş’in davası aynı zamanda Filistin davasıdır. Deniz Gezmiş Filistin’de El Fetih Kamplarında İsrail zulmü ve işgaline karşı direnmiştir. Şimdi bir emaneti sizlerle paylaşmak isterim. Deniz’in Filistin’de, El Fetih Kampındaki en yakın arkadaşı İsa. Deniz Gezmiş’e Filistin şiiri okur. Kitap Arapça’dır. Deniz Gezmiş bir yandan Arapça sökmeye, bir yandan şiiri ezberlemeye çalışırken bu kitabın Türkçeye çevrilmesi lazım der. Bu kitap Türkçeye çevrilir. Ama o kitap Deniz Gezmiş’in eline hiç ulaşamaz. 1976’da İsa Türkiye’ye gelir. O kitabın Türkçe basımını alır. Deniz Gezmiş’in mezarını ziyaret eder. Bu kitapla birlikte Filistin’e döner. İki sene önce ölürken evladına bu kitabı verir. Deniz Gezmiş’in izinden geçen birine verin bunu Türkiye’de der. İsa’nın oğlu bu kitabı Türkiye’deki Filistinli öğrencilerin dernek başkanı eliyle geçen hafta bana ulaştırdı. Filistin ile dayanışan sözlerimiz, bizim mücadelemiz, Yaser Arafat ile Bülent Ecevit’in mücadelesidir. Bizim mücadelemiz Deniz Gezmiş’in mücadelesidir. Denizlerin, İsaların mücadelesidir dediğim gün oğlu bu kitabı bana yollamaya karar vermiş. Bu kitabı alıp kişisel kütüphaneme koymayacağım. Bu kitabı CHP’nin müzesine koyacağız. Devir teslimlerde CHP Genel Başkanları bu kitabı bir sonraki genel başkana verecekler. Ben benden sonraki genel başkana vermek üzere CHP’nin müzesine bu kitabı koyup, devir teslimde böyle bir kitabın varlığını benden sonraki Sayın Genel Başkana arz edeceğim. Çünkü Deniz Gezmiş’in yolundan giden tek başına Özgür Özel değildir. Bütün CHP’liler, Deniz Gezmiş’tir, Deniz Gezmiş’in yolundan yürümektedirler. Hepinize buraya geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum. Bora ağabeyinin şahsında Deniz Gezmiş’in kan bağı olan bütün akrabalarına baş sağlığı diliyorum. Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın ailelerine bir kez daha başsağlığı diliyorum. Şunu buradan bir kez daha ifade ediyoruz ki hepimiz Deniz’iz, Yusuf’uz, Hüseyin’iz. Onların mücadelesi durmadı. Sönmedi. Mücadele sürüyor. Mücadeleyi sürdürüyoruz.”

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz