CHP'nin 'Muhafazakar Açılımı' Tartışılıyor!

Muhafazakarlar güven duyar mı, CHP eskiye döner mi?

  • | Son Güncelleme:
  • | Yeni Günaydın

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "helalleşme" çıkışıyla birlikte, CHP'yle arasında tarihsel bir soğukluk bulunan muhafazakar kitlelerle ortak bir zeminde buluşmanın yollarını arıyor.

Muhafazakarlar CHP'yle yatağını ayrı seriyor. Aradaki güven eksikliği, siyaseti izleyen hemen herkesin tespit edebileceği bir hadise.

Bu durum, CHP'nin belkemiğini oluşturan laik-seküler kitleler açısından da farklı değil. Özellikle uzun AK Parti iktidarı döneminde bu soğukluk katmerlendi.

Kutuplaşan siyasette CHP liderinin aradığı bu zeminin olmadığından bahsediliyor.

Peki bu zemin kurulabilir mi? Her şeye yeni baştan başlanabilir mi? Helalleşmek mümkün mü?

Hemen hemen her siyasi kavşakta, siyasi oluşumların makas değiştirdiği atmosferde kitlelerin karşı kampta konumlanan partilere güven duymaması olağan mı yoksa artık o köprünün altından çok mu sular aktı?

Independent Türkçe bu soruyu konunun farklı taraflarıyla konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, CHP PM Üyesi İlhan Cihaner, Özgür-Der Başkanı Rıdvan Kaya ve Demokrasiyi Güçlendirme Derneği Başkanı İlyas Buzgan düşüncelerini paylaştı.

İstanbul Milletvekili Cihangir İslam'ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Bosna-Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç hakkında konuşan bir AK Parti'li vekile yine kürsüden verdiği yanıtın da yer aldığı konuşma akıllarda yer eden hitaplarından biriydi.

"İktidara gelenlere sesleniyor rahmetli Aliya" diyordu İslam ve İzzetbegoviç'in şu sözlerini hatırlatıyordu:

"Unutmayın ki sonsuz iktidar yoktur. Ve herkes er-geç milletin ve Allah'ın önünde hesap verecektir. Allah, hayvanlardan farklı olarak bizi dik yürür bir şekilde yarattı. Çoğu insan bu imtiyazı kullanmaz. Hayatlarının çoğunda eğilirler. Hatta sürünürler. İnsan böyle mi yapmalı? Allah'ın bu büyük nimetini dik yürümeyi reddetmek nankörlük değil mi? Söylenebilecek her sözün söylendiğine eminim ama hepsinin duyulduğundan emin değilim."

"Ecevit-Erbakan koalisyonu devrimci bir karardı, Kılıçdaroğlu tarihi yerine oturtuyor"

İslam, Boşnak kökenli olduğundan İzzetbegoviç ile duygusal bir yakınlığı da var. MAZLUMDER'in kurucuları arasında bulunan İslam, TBMM kürsüsünde birkaç yıldır görünse de siyasette yeni değil. 2000'li yılların başında Necmettin Erbakan'ın yanında başladığı siyasi yaşama Numan Kurtulmuş'la birlikte HAS Parti'yi kuran isimlerden biri olarak da kaydoldu. 2018 seçimlerinde CHP listelerindeki Saadet Partisi adayları arasındaydı. Bir süre Saadet Partisi çatısı altında vekillik yaptı ve Mart 2021'de CHP'ye katıldı. İslam'ın CHP'ye katılması, Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi muhafazakarlarla bütünleştirme projesinin bir parçası olarak kabul edildi.

Muhafazakarlarla CHP'nin geçmişte de ortak siyasi hareketler içerisinde olduklarını hatırlatan İslam, "1970'li yıllardaki Ecevit-Erbakan hükümeti 'devrimci' bir karardı. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu açılımlarını bir anlamda tarihi yerine oturtmak üzere girişilmiş bir hareket olarak görüyorum" dedi.

6'lı masayı önemseyen bir siyasetçi olan İslam, masadaki her liderin ayrı bir ağırlığı olduğu kaydını da düşerek, "Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Karamollaoğlu'nun özellikle birlikte bir çıkış yolu aramalarını çok değerli buluyorum" yorumunu yaptı.

"Peygamberler bile toplumu tek tipleştirmedi"

İslam, CHP'nin "muhafazakarlarla" ilgili hamleleriyle ilgili şunları söyledi:

Tarihte birtakım liderler, toplumu tek tipleştirirse sorunları ortadan kaldırabileceğini düşündüler ama bunları başarabilen olmadı. Zorlama yapmadan, sadece davet üzerinden giden peygamberlerin çalışmaları sonrasında da toplumun tek tipleşmediğini, insanların bir kısmının peygamberleri takip ettiğini, bir kısmının takip etmediğini görüyoruz. Peki çözüm nedir? Bir tarafın bir tarafı yok etmesi mi? Hayır. Çözüm, kimliklerin özgürce ve birbirine saygı çerçevesinde yaşayabileceği bir ortamın tesis edilmesinde saklı.

CHP Türkiye'nin en eski, en kıdemli partisi. Aynı zamanda tek bir sosyolojiye değil çok farklı sosyolojilere hitap eden bir siyasi parti. Bugün iktidara odaklanmış CHP, daha çok sosyolojiye değil bütün sosyolojilere hitap eden, hepsinin en azından önemli bir kısmının desteğini alan bir siyasi parti durumuna gelmek zorunda. CHP, sosyal demokrat bir partidir. Sosyal demokrat partiler insanların dini inançlarına, etnik kökenine, sınıfsal konumlarına bakmadan toplumun en kırılgan gruplarından başlayarak adaleti sağlamak için hareket eden geçen partilerdir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ve bugünkü CHP yönetiminin yapmaya çalıştığı da budur. Bu, Türkiye açısından da son derece hayırlı bir girişimdir."

İslam'a göre, "CHP iktidara gelirse tekrar başörtüsü yasaklanır" korkusu anlamsız bir korku. Başörtüsü meselesinin bir daha açılmamak üzere kapanmış, çözüme ulaşmış bir hadise olduğunu belirten İslam, 2013 yılında başlarını örtmeye karar veren 4 milletvekilinin genel kurul salonuna girmesini kolaylaştıran en önemli siyasi aktörün Kılıçdaroğlu olduğunu savunuyor.

CHP'li Cihangir İslam: Muhafazakarlar en sert iktidarı AK Parti döneminde tecrübe ediyor; HDP Millet İttifakı içinde yer almalı
"AK Parti ve Cumhur İttifakı, CHP'nin dönüşümünden rahatsız"

CHP'nin bu "demokratik dönüşümünün" AK Parti ve Cumhur İttifakı'nda ciddi bir rahatsızlık oluşturduğunu söyleyen İslam, duyulan bu rahatsızlığın Türkiye'nin aleyhine olduğunu belirtti.

Cihangir İslam, konuyla ilgili değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Cumhuriyet tek başına olayı çözmüyor. Saddam cumhuriyetti, baktığınız zaman Kuzey Kore de bir cumhuriyet. Ama İsveç ve Britanya, Krallık. Hangisinde demokrasi olduğunu, hangisinde halkın daha özgür yaşadığını görebiliyoruz. Cumhuriyetin neticede ulaşmaya çalıştığı nokta demokrasidir. Cumhuriyeti kuranların da bunun bilincinde olduklarını düşünüyorum.

Helalleşme işteş bir fiil. İki kişi arasında yapılan bir fiil. Belki İslami terminolojiden geliyor ama bizim kültürümüze de nakşetmiş. Dinle ilişkisi ne olursa olsun herkesin anlam dünyasında yer almış, günlük hayatta da karşılaşabildiğimiz karşılıklı bir eylem biçimi. Bu yüzden herkesin anlayabileceği bir dil. Helalleşme kavramının seçilmiş olmasını çok başarılı buluyorum.

'Helalleşmek değil hesaplaşmak, yüzleşmek' gibi bazı önermelerle karşılaşıyorum. Helalleşmek ne yüzleşmenin de hesaplaşmanın alternatifi olamaz. Tazminat dediğimiz hadise hukukun yapabildiği işlemdir o bile bire bir karşılığını sağlayamaz. Geride de bir burukluk kalır. Bir anlamda o ezilmenin, güçsüz duruma düşürülmenin bıraktığı bir iz kalır. Peki bunu ne yapacağız? İslam inancında, meseleleri ahirete bırakmadan burada çözümlemek girişimidir. Bu inanca sahip olmayanların dünyasında tazminatın da halledemediği meseleleri halletmektir.

Hesaplaşma ve yüzleşme olmadan helalleşmeyi düşünmek zaten mümkün değil. Ama tarihi geri saramayız. Toplumun yüzleşip birbirine söz vermesi bile alınacak çok büyük bir mesafedir. Helalleşmenin son basamağında bir daha böyle bir şeye vesile olmamak, bunların aktörleri olmamak konusunda karşılıklı taahhüt verilmesi de vardır."

 

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz